T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Honaz Devlet Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Honaz Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Tarihçe

Güncelleme Tarihi: 07/09/2017

Tarihçemiz

Hastanemiz 01.02.2002 tarihinden hizmete açılmıştır. Toplam 2.722 m2 kapalı alanı bulunan ve tek blok halinde inşa edilen hizmet binası ilk açıldığı dönemde 30 yatak kapasiteli olarak hizmet vermiştir. 2009 yılında 20 yatak kapasitesine düşürülmüş olup, 2010 yılında 25 yatağa çıkarılarak bugünkü halini almıştır. E1 rol grubunda bulunan hastanemizde dört ana branş olan, Çocuk Hastalıkları, İç Hastalıkları, Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum branşlarının yanı sıra Aile Hekimliği uzmanlığı ve Anestezi Uzmanlığı kadroları bulunmaktadır.  1 ameliyathane salonu ve 1 doğum salonu bulunmaktadır. 2 Diş hekimi ile hizmet veren diş polikliniği 2010 yılından itibaren protez hizmetlerini vermektedir. Acil servisinde 24 saat nöbetçi 1 Pratisyen hekimin kaldığı hastanemizde 1 adet nakil ambulansı ve 1 adet evde bakım aracı bulunmaktadır. 2011 yılında eski Toplum Sağlığı Merkezi binasının boşalması sebebiyle idari birimler buraya taşınmış ve ek hizmet binası gibi hizmet vermekte olup, toplam kapalı alan 3.222 m2 ye çıkmıştır.

 

                                                                           HONAZ'IN TARİHÇESİ  

        HONAZ’ ın kimler tarafından ve hangi dönemlerde kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Helenler tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.    

M.Ö. XXI. ve XIX. YY. arasında Balkanlardan gelen akınlar nedeniyle Mora ve Makedonya yarımadasından Anadolu’ ya geçmek zorunda kalan Helenler Denizli yakınlarında Laodikya, Honaz Dağı yakınlarında da Colossae şehirlerini kurmuşlardır. 

       Kuruluşundan sonra zaman içerisinde yeri ve adı değişerek, günümüze Honaz adıyla ulaşmıştır.  

İlk şehir, Honaz Dağının 3 km. kadar kuzeyinde yer almış, ancak geçirdiği deprem felaketi sonucu yeri değişmiştir.  Yeni kurulan şehrin de aynı sonu yaşaması üzerine bir kez daha yeri değişmiştir. 

       Antik çağda Asya Yunanlılarının bir kolonisi iken, önce Seleukos, sonra da Bergama krallığının yönetimine girmiş, arkasından da Roma ve Bizans İmparatorluklarının egemenliğine geçmiştir.

       1071 yılında ise Selçuklular tarafından Türk topraklarına katılmış ve atalarımızın kutsal mirası olarak bizlere ulaşmıştır.

       Antik çağda parlak dönemler yaşayan, Hıristiyanlığın başlarında kurulan 7 önemli kiliseden birini barındıran şehrin kaderini ne yazık ki yaşanan iki büyük deprem belirlemiştir. 

       Dramatik bir şekilde tarih sahnesinden silinen antik şehirden günümüze kalan bir şey yoktur. Antik şehir bugün Hüyük olarak bilinen yerde, geçmişin ihtişamıyla gömülü olarak, gün yüzüne çıkarılmayı beklemektedir.